Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir, Şartları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber Protokol Örneği Dava Dilekçesi

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir, Şartları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber Protokol Örneği Dava Dilekçesi

Anlaşmalı boşanma davası nedir?   


Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin evlilik birliğini sona erdirmek konusunda ortak irade göstermesi ve boşanmanın sonuçlarında uzlaşması halinde başvurulan en hızlı boşanma yollarından biridir. Uygulamada özellikle çekişmeli süreci uzatmak istemeyen, malî taleplerini karşılıklı düzenleyen ve çocukların velayet, nafaka ve kişisel ilişki meselelerini önceden belirlemek isteyen eşler tarafından tercih edilir.   


Anlaşmalı boşanmanın temel mantığı, eşlerin “boşanma” konusunda ve boşanmaya bağlı hukuki sonuçlar üzerinde anlaşmış olmalarıdır. Ancak yalnızca tarafların “anlaştık” demesi tek başına yeterli değildir. Mahkeme, tarafların iradelerini bizzat dinler ve yapılan düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma, her ne kadar pratik bir yol olsa da usulî ve maddi bakımdan dikkatle hazırlanmalıdır.   Uygulamada en çok hata yapılan nokta, rastgele alınan kısa protokollerle dava açılmasıdır. Oysa eksik veya belirsiz düzenlemeler, duruşmada sorun çıkmasına, hakimin protokolü yetersiz bulmasına veya taraflar arasında sonradan yeni uyuşmazlıklar doğmasına neden olabilir. Özellikle müşterek çocuk varsa velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki günleri, eğitim ve sağlık giderleri; malvarlığı varsa taşınmaz, araç, banka hesabı, ziynet eşyası, ev eşyası ve olası tazminat talepleri açık biçimde yazılmalıdır.   Bu nedenle anlaşmalı boşanma davası “kolay” bir dava gibi görünse de, aslında doğru kurgulanmış bir protokol ve usule uygun bir dava dilekçesi ile yürütülmesi gereken ciddi bir hukuki süreçtir. Uygulamada hızlı sonuç almak isteyen taraflar bakımından en güvenli yol, kapsamlı ve açık bir dosya hazırlamaktır. 


Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?   


Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için bazı temel şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.


İlk şart, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bir yıldan kısa süren evliliklerde anlaşmalı boşanma prosedürü uygulanamaz. Böyle bir durumda taraflar boşanmak istese dahi dava farklı hukuki zeminde değerlendirilir. 


İkinci şart, eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya bir eşin açtığı boşanma davasının diğer eş tarafından kabul edilmesidir. Uygulamada çoğu zaman taraflardan biri davayı açar, diğeri duruşmada davayı kabul ettiğini ve protokolü benimsediğini belirtir. Yargıtay kararları da çekişmeli açılan davanın daha sonra anlaşmalı boşanmaya dönüşebileceğini açıkça kabul etmektedir. Bu yönüyle süreç esnektir; önemli olan karar anında tarafların iradesinin ortak ve serbest şekilde ortaya çıkmasıdır.   


Üçüncü şart, hakimin tarafları bizzat dinlemesidir. Vekil ile temsil edilmek mümkündür; ancak avukatlar hazır olsa bile hakim eşleri şahsen dinlemek zorundadır. Çünkü hakim, baskı, tehdit, aldatma veya irade sakatlığı bulunup bulunmadığını değerlendirmekle yükümlüdür. Yani anlaşmalı boşanmada esas olan yalnızca yazılı protokol değil, bu protokolün serbest iradeyle kabul edildiğinin duruşmada doğrulanmasıdır.   


Dördüncü şart, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında bir düzenleme yapılmış olmasıdır. Bu düzenleme yazılı protokol şeklinde olabilir veya tarafların duruşmadaki beyanları tutanağa geçirilebilir. Bununla birlikte uygulamada yazılı protokol kullanılması çok daha sağlıklıdır. Çünkü açık ve somut hükümler, sonradan doğabilecek tartışmaları azaltır.   


Beşinci ve son şart ise, hakimin bu düzenlemeyi uygun bulmasıdır. Hakim, özellikle çocukların üstün yararı ve tarafların menfaati bakımından protokolü inceleyebilir; gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir. Taraflar bu değişikliği kabul ederse boşanmaya karar verilir. Hakimin uygun bulmadığı bir metinle doğrudan anlaşmalı boşanma kararı verilmesi beklenmemelidir.   


Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?   


Anlaşmalı boşanmanın en çok merak edilen yönlerinden biri süresidir. Uygulamada dava dosyasının yoğunluğuna, mahkemenin iş yüküne, tebligat sürecine ve duruşma gününün ne kadar erken verildiğine bağlı olarak değişmekle birlikte, çekişmeli davalara kıyasla çok daha kısa sürer. Taraflar gerekli belgeleri eksiksiz sunduğunda ve duruşmaya birlikte katıldığında, çoğu dosya tek celsede sonuçlanabilir.   


Ancak burada önemli bir ayrım vardır: “Tek celsede sonuçlanma ihtimali” ile “otomatik ve kesin hız” aynı şey değildir. Mahkemenin protokolde eksiklik görmesi, çocukla ilgili hükümleri yetersiz bulması, tarafların duruşmada protokolden farklı beyan vermesi veya taraflardan birinin duruşmaya katılmaması halinde süreç uzayabilir. Bu sebeple anlaşmalı boşanmanın hızlı olması, büyük ölçüde hazırlığın doğru yapılmasına bağlıdır.   


Özellikle protokolde şu sorunlar varsa gecikme yaşanabilir: nafaka miktarının belirsiz olması, velayetin hangi eşe bırakıldığının açık yazılmaması, kişisel ilişkinin gün ve saatlerinin net belirtilmemesi, mal paylaşımı konusunda muğlak ifadeler bulunması, taşınmaz veya araç devrine ilişkin ifadelerin eksik bırakılması, tarafların birbirlerinden tazminat ve alacak taleplerinden ne ölçüde feragat ettiğinin anlaşılmaması. Bu nedenle süreç hızlansın diye kısa protokol düzenlemek çoğu zaman ters etki yaratabilir.   Pratikte en sağlıklı yöntem, duruşmadan önce tarafların tüm koşullarda tam mutabakat sağladığından emin olmak ve metni buna göre hazırlamaktır. Böyle bir dosyada anlaşmalı boşanma gerçekten hızlı ilerler. Ancak her dosya kendine özgüdür; özellikle çocuk bulunan evliliklerde mahkeme denetimi daha dikkatli yürütülür.   


Anlaşmalı boşanma protokolü neden bu kadar önemlidir?   


Anlaşmalı boşanma protokolü, davanın omurgasıdır. Çünkü mahkemenin boşanmaya karar verirken denetlediği asıl metin çoğu zaman protokoldür. Hatta Yargıtay uygulamasında tarafların anlaştıkları hususların hükme geçirilmesi veya protokolün uygun bulunup karara eklenmesi önem taşır. Bu durum, protokolün sıradan bir ek belge olmadığını; doğrudan kararın içeriğini etkileyen temel bir metin olduğunu gösterir.   


İyi hazırlanmış bir protokol, tarafların gelecekte hangi hak ve borçlarla bağlı olacağını açık şekilde belirler. Kötü hazırlanmış bir protokol ise boşanma gerçekleşse bile yeni davalara zemin hazırlayabilir. Özellikle nafaka, tazminat, ziynet eşyası, ev eşyası, mal rejimi, taşınmaz devri, kredi borçları, eğitim ve sağlık giderleri gibi başlıklar yeterince net değilse sonradan yorum uyuşmazlıkları çıkabilir.   


Bir diğer önemli nokta da şudur: Protokolde yer alan her hüküm aynı hukuki sonucu doğurmaz. Örneğin bazı hükümler boşanmanın fer’i sonuçları kapsamında doğrudan mahkeme kararına yansırken, bazı malvarlığı düzenlemeleri ayrıca ifa gerektirir. Bu nedenle protokol kaleme alınırken “hangi yükümlülüğün ne zaman, nasıl ve hangi süre içinde yerine getirileceği” mümkün olduğunca açık yazılmalıdır.   


Çocuk varsa protokol daha da kritik hale gelir. Velayetin kimde kalacağı, diğer ebeveynin çocukla hangi gün ve saatlerde görüşeceği, bayram, yaz tatili, yarıyıl tatili, özel günler ve okul/sağlık giderlerinin paylaşımı gibi konular somutlaştırılmalıdır. “Taraflar kendi aralarında anlaşacaktır” gibi soyut cümleler uygulamada yeni ihtilafların kaynağı olabilir.   Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolü, yalnızca boşanmayı kolaylaştıran bir belge değil; boşanma sonrası hayatı düzenleyen bağlayıcı bir hukuki metindir. 


 Anlaşmalı boşanmada nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı nasıl düzenlenir?   


Anlaşmalı boşanma dosyalarında en önemli başlıklar genellikle nafaka, tazminat, çocukların durumu ve malvarlığına ilişkin düzenlemelerdir. Taraflar isterlerse birbirlerinden yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi tazminat ve manevi tazminat talep edebilir; isterlerse bu kalemlerden karşılıklı olarak feragat edebilirler. Burada esas olan, iradenin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmasıdır.   


Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle ekonomik olarak zor duruma düşecek eş lehine düzenlenebilir. Taraflar, belirli bir miktar aylık nafaka üzerinde anlaşabilecekleri gibi, hiç nafaka talep edilmeyeceğini de kararlaştırabilir. Ancak özellikle gelir dengesi çok bozuksa, hakim protokolü değerlendirirken taraf iradesinin serbest biçimde oluşup oluşmadığını daha dikkatli inceleyebilir.   


İştirak nafakası, müşterek çocuk için düzenlenir ve çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve genel yaşam giderlerine katılma amacını taşır. Çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve ebeveynlerin ekonomik gücü dikkate alınmalıdır. Çok düşük ve gerçekçi olmayan bir miktar uygulamada sorun yaratabilir. Bu nedenle iştirak nafakası belirlenirken sembolik değil, uygulanabilir bir rakam tercih edilmesi daha sağlıklıdır.   


Velayet bakımından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Tarafların anlaşması önemlidir; fakat hakim, çocuk yararına aykırı gördüğü bir düzenlemeyi kabul etmeyebilir. Özellikle kişisel ilişki düzenlenirken hafta sonu, bayram, yarıyıl tatili ve yaz tatili gibi dönemlerin net yazılması gerekir. 


Mal paylaşımı başlığında ise dikkatli olmak gerekir. Anlaşmalı boşanma protokolünde taşınmaz, araç, ev eşyası, ziynet eşyası ve çeşitli alacaklar hakkında düzenleme yapılabilir. Yargıtay kararları da protokolün genel sözleşme hükümlerine tabi sonuçlar doğurabileceğini kabul etmektedir. Bununla birlikte mal rejiminden kaynaklanan hakların kapsamı, kullanılan ifadeye göre farklı yorumlanabilir. Bu yüzden “tarafların birbirlerinden mal rejimi, katkı payı, katılma alacağı, ziynet, ev eşyası ve sair malvarlığı talebi bulunmamaktadır” gibi açık ve kapsamlı ifadeler tercih edilmelidir. Eğer belirli bir malın devri kararlaştırılmışsa, devir tarihi, masrafların kime ait olacağı ve devir yapılmazsa ne olacağı da ayrıca yazılmalıdır.   


Anlaşmalı boşanma davasında sık yapılan hatalar   


Anlaşmalı boşanma her ne kadar pratik görünse de, uygulamada bazı klasik hatalar nedeniyle dosyalar uzamakta veya sonradan yeni uyuşmazlıklar doğmaktadır.

İlk ve en yaygın hata, internetten alınan çok kısa ve genel protokollerin hiçbir uyarlama yapılmadan kullanılmasıdır. Her aile yapısı, çocuk durumu ve malvarlığı düzeni farklıdır. Dolayısıyla tek tip protokol çoğu zaman yetersiz kalır.   

İkinci hata, tarafların gerçek mutabakat sağlamadan dava açmasıdır. Duruşmaya kadar uzlaşmış gibi görünen eşlerden birinin son anda nafaka, velayet veya eşya meselesinde fikir değiştirmesi halinde anlaşmalı boşanma zemini ortadan kalkabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce tüm başlıklarda net mutabakat sağlanmalıdır.   

Üçüncü hata, müşterek çocuğa ilişkin hükümlerin yetersiz bırakılmasıdır. “Baba çocukla uygun zamanlarda görüşecektir” ya da “taraflar bayram günlerini kendi aralarında belirler” gibi ifadeler pratikte yeni sorunlar yaratır. Zaman planlaması, teslim şekli, tatil dönemleri ve özel günler ayrıntılı düzenlenmelidir.   

Dördüncü hata, malvarlığı konularının açık yazılmamasıdır. Özellikle ziynet eşyaları, ev eşyaları, araç, taşınmaz, banka hesapları ve kredi borçları konusunda suskun kalınması, sonradan dava açılmasına kapı aralayabilir. Taraflar bilinçli olarak bazı başlıkları dışarıda bırakacaksa bunun da açıkça belirtilmesi gerekir.   

Beşinci hata, dava dilekçesinin aşırı genel veya eksik hazırlanmasıdır. Her ne kadar anlaşmalı boşanmada ayrıntılı kusur anlatımı aranmasa da, usule uygun bir dilekçe düzenlenmeli; dava konusu, hukuki sebep, deliller ve talep sonucu açık yazılmalıdır. Dilekçe ile protokolün birbirini desteklemesi önemlidir.   

Altıncı hata ise tarafların duruşmaya gelmemesi veya protokolü yeterince okumadan imzalamasıdır. Hakim tarafları bizzat dinlemek zorunda olduğundan, duruşmada hazır bulunmak büyük önem taşır. Ayrıca imzalanan metnin hukuki sonuçları önceden anlaşılmalıdır.   

Anlaşmalı boşanma davası açmadan önce nelere dikkat edilmelidir? 


Anlaşmalı boşanma düşünülüyorsa dava açmadan önce bazı hazırlıkların yapılması büyük fayda sağlar:
İlk olarak tarafların gerçekten tüm esaslı konularda anlaşıp anlaşmadığı netleştirilmelidir. “Mahkemede konuşuruz” yaklaşımı, anlaşmalı boşanma için risklidir. Çünkü anlaşmalı boşanma, duruşmadan önce büyük ölçüde tamamlanmış bir uzlaşma gerektirir.   
İkinci olarak, çocuk varsa onun günlük yaşamı bakımından uygulanabilir bir düzen kurulmalıdır. Çocuğun okul saatleri, yaşadığı şehir, ebeveynlerin çalışma düzeni, servis veya ulaşım imkanları, sağlık ihtiyaçları ve tatil planları göz önünde tutulmadan yapılan protokoller kısa sürede işlevsiz hale gelebilir.   
Üçüncü olarak, ekonomik düzenlemeler gerçekçi olmalıdır. Taraflardan biri kısa vadede ödeyemeyeceği nafaka, tazminat veya toplu ödeme taahhüdünde bulunursa bu, boşanma sonrasında icra takibi ve yeni uyuşmazlıklara neden olabilir. Bu yüzden protokol yalnızca “mahkemeden geçecek” bir metin değil, fiilen uygulanabilir bir taahhüt belgesi olarak düşünülmelidir.   
Dördüncü olarak, malvarlığı başlıkları eksiksiz taranmalıdır. Taşınmaz, araç, ziynet, banka hesabı, bireysel emeklilik, şirket payı, ev eşyası, ortak borç, kredi, kira depozitosu, abonelikler ve benzeri hususlar tek tek değerlendirilmelidir. Taraflar bunların tamamında anlaşmışsa açıkça yazılmalı; anlaşma dışında bırakılan başlıklar varsa onlar da ayrıca belirtilmelidir. 
Beşinci olarak, dilekçe ve protokol arasında çelişki bulunmamalıdır. Dilekçede “nafaka talebimiz yoktur” yazıp protokolde nafaka düzenlemek ya da tam tersi şekilde farklı anlatım kullanmak uygulamada gereksiz sorun çıkarabilir. Bu nedenle dosya bir bütün olarak ele alınmalıdır. 



ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ ÖRNEĞİ

NOT: Aşağıdaki örnek, genel kullanım için hazırlanmış bir metindir. Somut olayınıza göre özellikle çocuk, malvarlığı, taşınmaz devri, araç devri, ziynet eşyası, banka hesapları ve nafaka yönlerinden uyarlanmalıdır.

T.C.

... AİLE MAHKEMESİNE

Taraflar:

1. [Davacı Eş Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]

2. [Davalı Eş Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]

Taraflar, aralarında mevcut evlilik birliğini karşılıklı olarak sona erdirmek istediklerini, boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçları ile müşterek çocukların durumu konusunda aşağıdaki şekilde anlaştıklarını kabul, beyan ve taahhüt ederler.

Madde 1 – Boşanma iradesi
Taraflar, evlilik birliğinin devamının kendileri açısından mümkün olmadığını, serbest iradeleri ile boşanmak istediklerini, bu konuda herhangi bir baskı, tehdit veya zorlama altında bulunmadıklarını kabul ederler.

Madde 2 – Müşterek çocuk / çocuklar
Tarafların müşterek çocuğu/çocukları:

• [Çocuğun Adı Soyadı, Doğum Tarihi]

• [Varsa diğer çocuk bilgileri]

Madde 3 – Velayet
Müşterek çocuk/çocukların velayeti [Anneye/Babaya] bırakılacaktır.

Madde 4 – Kişisel ilişki
Velayet kendisine bırakılmayan taraf, müşterek çocuk ile;

• Her ayın [birinci ve üçüncü] hafta sonu, Cumartesi günü saat [10:00]’dan Pazar günü saat [18:00]’e kadar,

• Dini bayramların [birinci günü saat 10:00’dan ikinci günü saat 18:00’e kadar / dönüşümlü olarak],

• Yaz tatilinde her yıl [Temmuz ayının ilk 15 günü],

• Yarıyıl tatilinde [ilk hafta / ikinci hafta],


kişisel ilişki kuracaktır.
Çocuğun teslimi ve iadesi taraflarca [çocuğun ikamet adresinde / ortak belirlenecek yerde] gerçekleştirilecektir.

Madde 5 – İştirak nafakası
Velayet kendisine bırakılmayan taraf, müşterek çocuk için her ay düzenli olarak [İştirak Nafakası Tutarı] TL iştirak nafakasını, her ayın [1-5] günleri arasında [banka hesap bilgisi] hesabına yatıracaktır.
Bu nafaka her yıl [TÜİK TÜFE oranında / tarafların belirlediği oranla] artırılacaktır.

Madde 6 – Yoksulluk nafakası
Taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmediklerini kabul ederler.
veya
[Davalı/Davacı] lehine aylık [Yoksulluk Nafakası Tutarı] TL yoksulluk nafakası ödenecektir.

Madde 7 – Maddi ve manevi tazminat
Taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talep etmediklerini, bu yöndeki haklarından feragat ettiklerini kabul ederler.
veya
[Davalı/Davacı] lehine bir defaya mahsus [Tutar] TL maddi tazminat / [Tutar] TL manevi tazminat ödenecektir. Ödeme tarihi [Tarih] olup, ödeme [banka yoluyla / elden makbuz karşılığı] yapılacaktır.

Madde 8 – Ziynet eşyaları ve kişisel eşyalar
Taraflar, ziynet eşyaları ve kişisel eşyalar konusunda aralarında anlaşmış olduklarını, bu başlık altında birbirlerinden başkaca taleplerinin bulunmadığını kabul ederler.
veya
[Belirli ziynet/eşya düzenlemesi ayrıntılı yazılır.]

Madde 9 – Ev eşyaları
Taraflar müşterek konutta bulunan ev eşyalarını kendi aralarında paylaşmış olup, bu konuda birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacaklarını kabul ederler.

Madde 10 – Mal rejimi ve malvarlığına ilişkin talepler
Taraflar, evlilik birliği içinde edinilmiş mallar, katkı payı, katılma alacağı, değer artış payı, taşınmaz, araç, banka hesabı, birikim, alacak ve sair malvarlığı unsurları bakımından aralarında anlaştıklarını; bu protokolde açıkça düzenlenenler dışında birbirlerinden başkaca mal rejimi kaynaklı alacak ve hak talebinde bulunmayacaklarını kabul ederler.
Eğer özel bir mal devri varsa:
[Taşınmazın ili, ilçesi, ada/parsel bilgisi veya aracın plakası] [eşin adı] üzerinde kalacaktır. Devir işlemleri en geç [süre] içinde gerçekleştirilecektir. Masraflar [hangi tarafça] karşılanacaktır.

Madde 11 – Borçlar
Taraflar, birbirlerine ait kişisel borçlardan sorumlu olmadıklarını; ortak borç bulunması halinde [borcun türü ve kime ait olduğu] hususunda aşağıdaki şekilde anlaştıklarını kabul ederler:
[Borç düzenlemesi]

Madde 12 – Soyadı
[Davalı kadın evlilik soyadını kullanmaya devam etmek istemiyorsa] boşanmanın kesinleşmesi ile birlikte yasal soyadı hükümleri uygulanacaktır.

Madde 13 – Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda taraflar [herkes kendi giderini karşılayacaktır / giderler davacı üzerinde bırakılacaktır / karşılıklı talep yoktur] şeklinde anlaşmışlardır.

Madde 14 – Serbest irade beyanı
Taraflar, işbu protokolü okuyup anladıklarını, tüm hükümlerini serbest iradeleriyle kabul ettiklerini, mahkeme huzurunda da aynı doğrultuda beyanda bulunacaklarını kabul ederler. 
Tarih: [Tarih]


Davacı Eş
Ad Soyad
İmza


Davalı Eş
Ad Soyad
İmza


ANLAŞMALI BOŞANMA DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ


NOT:  Aşağıdaki dilekçe, genel örnek niteliğindedir. Dosyanın niteliğine göre uyarlanmalıdır.


T.C.

... AİLE MAHKEMESİNE


DAVACI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres]

DAVALI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres]

KONU: Anlaşmalı boşanma talebimizin ve ekli protokolün onaylanması isteminden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

1. Davacı ile davalı [evlenme tarihi] tarihinde evlenmiş olup evlilik birliği bir yıldan uzun süredir devam etmiş bulunmaktadır.

1. Taraflar, evlilik birliğini sürdürmelerinin mümkün olmadığı hususunda mutabakata varmış; karşılıklı ve serbest iradeleriyle boşanmaya karar vermişlerdir.

1. Taraflar, boşanmanın mali sonuçları ile müşterek çocuk/çocukların durumu hakkında anlaşmaya varmış ve bu hususları içeren anlaşmalı boşanma protokolünü birlikte imzalamışlardır. İmzalı protokol dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.

1. Taraflar, duruşmada bizzat hazır bulunarak boşanma iradelerini ve protokol hükümlerini Mahkeme huzurunda teyit edeceklerdir.

1. Bu nedenlerle tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına ve ekli protokolün uygun bulunarak onaylanmasına karar verilmesini talep etmek zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: İlgili aile hukuku hükümleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER:

1. Nüfus kayıt örnekleri

2. Evlenme kayıtları

3. İmzalı anlaşmalı boşanma protokolü

4. Gerek görülürse diğer yasal deliller

SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

1. Tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına,

2. Taraflar arasında imzalanmış bulunan ekli anlaşmalı boşanma protokolünün uygun bulunarak onaylanmasına,

3. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda protokol hükümlerinin uygulanmasına,


karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı
[Ad Soyad]
İmza



Ekler:

1. Anlaşmalı boşanma protokolü

2. Nüfus kayıt örneği / kimlik örneği

3. Varsa diğer belgeler


Son Değerlendirme

Anlaşmalı boşanma, doğru hazırlandığında hızlı ve pratik bir çözüm yoludur. Ancak hız avantajı, ancak açık, dengeli ve uygulanabilir bir protokol ile mümkündür. Özellikle çocukların durumu, nafaka, tazminat ve malvarlığı düzenlemeleri bakımından yüzeysel değil, kapsamlı bir yaklaşım benimsenmelidir. Dava dilekçesi ile protokol arasında uyum bulunmalı; taraflar duruşmada aynı iradeyi net şekilde ortaya koymalıdır.


-----------------------------------------------------------------------------------------


NOT: Makalemizde yapılan izahlar, ilgili Kanunlar çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alarak hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için tıklayınız!

Saygılarımızla;

Av. Yusuf GÖKTEPE

GÖKTEPE HUKUK & DANIŞMANLIK


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı GÖKTEPE HUKUK & DANIŞMANLIK’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

 

05348878342