TEREKENİN TESPİTİ DAVASI
TEREKENİN TESPİTİ DAVASI
Koruyucu Bir Hukukî Tedbir Olarak Önemi ve Uygulama Esasları
| Av. Yusuf GÖKTEPE
Ocak 2026
Miras hukukunda, miras bırakanın ölümü ile birlikte tereke üzerindeki haklar kendiliğinden mirasçılara geçmektedir. Ancak bu geçişin sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi, terekenin tespiti ve korunmasını zorunlu kılmaktadır. Kanun koyucu, Türk Medeni Kanunu’nun 589 ve devamı maddeleri ile terekenin paylaşılmasına kadar geçen süreçte hem tereke unsurlarının hem de mirasçıların haklarının korunması amacıyla bir dizi önlem öngörmüştür. Bu önlemler arasında önemli bir yere sahip olan “Terekenin Tespiti Davası”, pratikte sıklıkla başvurulan ve miras sürecini sağlam temellere oturtan çekişmesiz bir yargı işlemidir.
1. Davanın Amacı ve Hukukî Niteliği
Terekenin tespiti davası, öncelikle bir delil tespiti ve koruma tedbiri niteliğindedir. Dava ile amaçlanan, miras bırakanın ölüm anı itibarıyla terekesini oluşturan aktif ve pasiflerin bir defter halinde tespit edilmesi, böylece ileride çıkabilecek ihtilaflarda başvurulabilecek objektif bir kaynak oluşturulmasıdır. Bu dava, mirasçıların miras payları üzerinde tasarrufta bulunmalarını sağlayan veya mirasın taksimini doğrudan gerçekleştiren bir istihkak davası değildir. Mahkemece tespit edilen unsurlar, taraflar arasındaki maddi hakları nihai olarak belirlemez; sadece ölüm anındaki durumu tespit eder.
Yargıtay’ın da vurguladığı üzere, bu davada mahkemenin görevi, “terekeye ait olduğu bildirilen malvarlığı unsurlarını tespit edip deftere geçirmek, gerekli muhafaza ve yediemin tedbirlerini almak” ile sınırlıdır (Yargıtay 14. HD, 2019/5096K.).
2. Hukukî Dayanak ve İlgili Mevzuat
Davanın temel dayanağı TMK m. 589-591 hükümleridir. Ayrıca, “Medeni Kanun’un Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük”ün 32. maddesi de terekenin korunması ve tespitine ilişkin usulleri düzenlemektedir. Bu iki düzenleme birlikte, terekenin nasıl yazılacağı, mühürleneceği, yönetileceği ve korunacağına dair kapsamlı bir çerçeve sunar.
3. Tereke Tespitinin Kapsamı ve Net Terekenin Hesaplanması
Tespit işleminde, miras bırakanın ölüm tarihinde sahip olduğu tüm malvarlığı değerleri (aktifler) ile TMK’da öngörülen denkleştirmeye ve tenkise tabi kazandırmalar değerlendirilir. Buna karşılık, miras bırakanın borçları, defin giderleri, aile fertlerinin belirli süreli geçim giderleri gibi pasifler indirilerek net tereke değerine ulaşılır. Bu hesaplama, mirasçıların pay oranlarının belirlenmesi için temel oluşturur.
4. Davayı Açmaya Yetkili Olanlar ve Süre
Dava, mirasçılardan her biri tarafından açılabilir. TMK m. 590, “ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde” sulh hâkiminden tereke defterinin tutulmasının istenebileceğini belirtmektedir. Ancak Yargıtay içtihatlarıyla sabittir ki, bu bir aylık süre hak düşürücü nitelikte değildir; düzenleyici bir süredir (Yargıtay 14. HD, 2017/2270K.). Tereke paylaşılmadığı sürece, koruma önlemi olarak terekenin tespiti davası açılması mümkündür. Zira bu tedbirler, maddi haklarda değişiklik yapmaz, sadece mevcut durumu korumaya yöneliktir.
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Terekenin tespiti, çekişmesiz yargı işi olduğundan görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise genel kural olarak miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir. Yabancılık unsuru bulunan durumlarda, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca, miras bırakanın Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; bu yoksa tereke mallarının bulunduğu yer mahkemesi yetkili olacaktır.
6. Dava Sonucu Alınabilecek Tedbirler ve Defterin Hukuki Etkisi
Mahkeme, dava konusu tereke unsurlarını tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda tedbir hükümleri de karara bağlayabilir. Bunlar arasında menkul malların bankaya yatırılması, kıymetli eşyaların mahkeme kasasına alınması, bozulabilir malların satılarak bedelinin korunması veya eşyaların yediemine teslimi sayılabilir.
Ancak önemle belirtmek gerekir ki, tutulan tereke defteri kesin delil teşkil etmez. Bu deftere yazılanların terekeye ait olduğu veya yazılmayanların ait olmadığı ispat edilmiş sayılmaz. Mirasçılar, deftere yazılı veya yazılı olmayan her türlü mal ve alacak için birbirlerine veya üçüncü kişilere karşı ayrıca dava açabilirler. Defter, mirasın taksimi davasına esas teşkil etmez; sadece başlangıç niteliğinde bir belgedir.
7. Yargıtay’ın Konuya İlişkin Önemli Tespitleri
- Tereke tespiti kararları nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyiz edilemezler (Yargıtay 14. HD, 2021/1966K.).
- Terekeyi reddetmiş olan mirasçı lehine tereke teslimine karar verilemez (Yargıtay 8. HD, 2015/20512K.).
Sonuç
Terekenin tespiti davası, miras sürecinin sağlıklı işlemesi için kritik öneme sahip hazırlık ve koruma işlemidir. Özellikle mirasçı sayısının fazla olduğu, terekenin dağınık veya karmaşık nitelikte bulunduğu durumlarda, ileride çıkması muhtemel anlaşmazlıkları önlemek ve terekeyi hukuki güvence altına almak adına başvurulması gereken etkili bir hukuk yoludur. Mirasçıların, miras bırakanın vefatı sonrasında tereddüt etmeden bir hukukçudan destek alarak bu süreci başlatmaları, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Av. Yusuf GÖKTEPE
ÖRNEK DAVA DİLEKÇESİ
Not: Bu dilekçe, yukarıda anlatılan ilkelerin pratikte nasıl uygulandığını göstermek amacıyla paylaşılmıştır.
T.C.
…………………
SULH HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACILAR :
VEKİLLERİ : Av. Yusuf GÖKTEPE
DAVALI : Hasımsız
MÜTEVEFFA :
KONU : Murise ait terekenin aktif ve pasif unsurlarıyla tespiti, ilgili kurumlara müzekkere yazılması ve koruma tedbirlerinin alınması talebidir.
AÇIKLAMALARIMIZ
1. Davacılarımız, muris …’in yasal mirasçılarıdır. Bu sıfatları, … tarihli, … Numaralı veraset ilamı ile sabittir (Ek-1).
2. Murisin vefatından sonra, diğer mirasçılar … ve …, davacılarımızı miras hakkından mahrum bırakmaya yönelik tutum sergilemekte ve tereke unsurlarını gizlemektedir.
3. Yapılan ön araştırmalarda, murisin ağır hasta olduğu bir dönemde, terekeye dahil bir taşınmazın şüpheli şartlarda bağışlandığı bilgisine ulaşılmıştır. Benzeri muvazaalı işlemlerin varlığı kuvvetle muhtemeldir.
4. e-Devlet üzerinden yapılan sınırlı sorgular, murisin malvarlığının tamamını yansıtmamakta olup, terekenin kapsamı diğer mirasçılar tarafından kasıtlı olarak gizlenmektedir. Tespit edilebilen bazı taşınmazlar ve bir banka hesabı bilgisi mevcuttur, ancak bunlar terekenin tamamı değildir.
5. İleride telafisi güç hak kayıplarının önüne geçmek, terekenin eksiksiz tespiti ve korunmasını sağlamak amacıyla Türk Medeni Kanunu’nun 589 ve devamı maddeleri uyarınca bu davanın açılması zaruri hale gelmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER : TMK m. 589 vd., HMK ve ilgili diğer mevzuat.
DELİLLER : Veraset ilamı, nüfus kayıt örnekleri, ölüm belgesi, tapu kayıt sorguları, banka bilgileri, mahkemenin re'sen yapacakları tüm sorgu ve incelemeler, her türlü yasal delil.
NETİCE-İ TALEP :
Yukarıda açıklanan sebepler çerçevesinde;
1. Muris …’e ait terekenin AKTİF VE PASİF TÜM UNSURLARIYLA TESPİTİNE,
2. Bu amaçla;
a. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak muris adına ülke genelinde kayıtlı tüm taşınmazların ve devir kayıtlarının sorulmasına, tespit edilenler üzerine tereke tedbir şerhi konulmasına,
b. Türkiye’de faaliyet gösteren tüm bankalar nezdinde murisin vefat tarihi itibarıyla her türlü hesap, mevduat ve kiralık kasa bilgilerinin sorulmasına, tespit edilen hesaplar üzerinde tedbir konulmasına,
c. İlgili belediyelere, Sosyal Güvenlik Kurumu’na, Gelir İdaresi Başkanlığı’na, Türkiye Noterler Birliği’ne, Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’ne ve diğer ilgili tüm kurumlara müzekkere yazılarak murisin malvarlığına ve borçlarına ilişkin bilgi talep edilmesine,
d. Taşınmazlar kirada ise kira bedellerinin mahkemenizce belirlenecek tereke hesabına yatırılmasının sağlanmasına,
3. Terekenin tam ve eksiksiz olarak belirlenmesi için gereken diğer tüm işlemlerin yapılmasına karar verilmesini talep ederiz. …/…/2026
Davacılar Vekili
Av. Yusuf GÖKTEPE
e-imzalıdır
EKLER:
Ek-1: Veraset İlamı Örneği
Ek-2: Vekaletname
-----------------------------------------------------------------------------------------
NOT: Makalemizde yapılan izahlar, ilgili Kanunlar çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alarak hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için tıklayınız!
Saygılarımızla;
Av. Yusuf GÖKTEPE
GÖKTEPE HUKUK & DANIŞMANLIK
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı GÖKTEPE HUKUK & DANIŞMANLIK’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.


